Alerjik Nezleyi Nasıl Tanırız

alerjik_nezleAlerjiye neden olan maddelerin (alerjenler) burun mukozasına temas etmesi neticesinde ortaya çıkan ve akıntı, burun ve gözlerde kaşıntı, hapşırma, boğaz kaşıntısı gibi şikayetlere kendini gösteren rahatsızlığa alerjik nezle adı verilmektedir.

Aslında kısaca şöylede tanımlayabiliriz. Sebebi havada bulunan ve solunumla birlikte buruna giren parçacıklara karşı gelişen yüksek oranlı reaksiyon Alerjik Nezledir.

Bu tanımla beraber Alerjik nezle ile eş anlamlı olarak saman nezlesi, yaz gribi ve alerjik rinit (burun iltihabı) terimleri de kullanılmaktadır. Reaksiyonların şiddeti kişiden kişiye farklılıklar göstermekle birlikte bazıları çok hafif seyrederken bazıları çok şiddetli olabilmektedir.

Peki Alerjik Nezleyi diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir, Alerjik Nezleyi bize tanıtan belirtiler nelerdir onları inceleyelim;

1 – ADENOİD YÜZ : Uzun yüzlüdürler, üst çeneleri dar, alt çeneleri ise geriye doğrudur; elmacık kemikleri daha az belirgindir. Ağız sürekli açıktır. Burun kaşınmaktan dolayı kırmızıdır.

2 – AKTİVİTE : Alerjisi olan hastalar, özellikle de çocuklar adeta yerlerinde duramazlar, sürekli hareket halindedirler: Ellerinde mendil eksik olmaz.

3 – ALERJİK SELAM : El ayası yüze dayanarak burun ucu kaldırılarak hem burun kaşınmış ve hem de burundan kısa süre de olsa rahat nefes alınması sağlanmış olur. Bu hareketi uzun süre (en az 2 yıl) yapanlarda burnun yukarıya doğru kıvrıldığı yerde artık ömür boyu devam edecek bir çizgi oluşur . Biz buna tıp dilinde supratip çizgisi diyoruz.

4 – YÜZ ÇARPITMA : Bazı hastalar ise, burun ucunu hareket ettirmek, burun deliğinin birini olsun biraz açmak amacıyla üst dudak ve yüzün orta 1/3’ ünün bir tarafa çekerek buruştururlar.

5 – GÖZLER ALTINDA MOR HALKALAR : Alt göz kapaklarının altında koyu halkalar vardır.  Sebebi, burundaki kanlanmaya bağlı olarak göz çevresindeki toplar damarlarda kan birikimidir. Tedavi görmeyen hastalarda tüm ömür boyu kalıcı bir özelliktir. Bazı alerjik çocuklarda ise alt göz kapağı derisinde yarım ay şeklinde kırışıklıklar vardır.

6 – İPEKSİ, UZUN KİRPİKLER  :  Kirpiklerin ipeksi, uzun ve düzensiz olması da alerjik hastaların bir özelliğidir.

7 – KIZARMIŞ GÖZLER : Gözler kızarmıştır, göz yaşı salgısı artmış da olabilir. Göz kapakları içinde veya köşelerinde salgılar (çapak) birikebilir.

8 – TAM KAPANMAYAN AĞIZ : Ağız genellikle hafifçe açıktır. Ağız köşelerinde çatlaklar oluşabilir.

9 – DAMAK KURULUĞU : Damağın çukurluğu artmıştır. Alt çene gelişimi sınırlı ve geriye doğrudur. Dişlerde çarpıklıklar da olabilir; diş çürükleri başka çocuklara göre daha fazladır.

10 – BURUN : Burun delikleri çevresi, sürekli akıntı ve bunların silinmesinden dolayı tahriş olarak kızarmıştır. Burun içinde kabuklanmalar oluşabilir. Burun zarı (mukozası) ışıklı bir alet  ile incelenir. Normal burun zarının renk ve nemliliği taze kesilmiş karpuz benzer. Alerjik olanlarda, renk daha soluk ve mavimsiye döner. Burnun arka tarafları ve yutağın görülebilmesi için fiberoptik rinoskopi yapılabilir, fakat bu her hastada gerekli bir inceleme değildir. Hastalar fiberoptik rinoskopiyi çok müthiş bir muayene sanırlar ‘Doktor, burnumun içini ta gırtlağıma kadar televizyonda bana gösterdi’ diye iftiharla anlatırlar.

11 – YATAR YATMAZ BAŞI, SAÇ DİPLERİ TERLEYEN ÇOCUKLAR : Bugüne kadar görmüş olduğum alerjik çocuklarda, dikkatimi çeken en önemli özelliklerden biri, bu çocukların özellikle geceleri baş, boyun ve saç diplerinin terlemesi idi. Terleme, genellikle çocuk yatar yatmaz ilk birkaç saat içinde olup sonra geçer. Anneler, yastıkların su gibi ıslandığını yastık kılıfı değiştirmek zorunda kaldıklarını söylerler.

12 – DİŞ GICIRDATMA  :  Son yıllarda yapılan araştırmalar, diş gıcırdatmanın alerjik çocuklarda üç misli daha fazla görüldüğünü göstermektedir. Gıcırdatma, saman nezlesi, sinüzit, burun kemiği eğriliği, burun polipleri olanlarda daha fazladır. Bunlar genellikle geceleri ağzı açık yatan, horlayan ve salyaları akan çocuklardır. Bu çocuklarda kulak ağrısı ve kulak iltihaplarına da çok sık rastlanır. Alerjik çocuklardaki diş gıcırdatmalarının, Östaki Borusu’ nun mukozasındaki ödemden dolayı orta kulakta negatif basınç oluşumuna bağlı bir refleks olarak geliştiği düşünülmektedir.


Kaynaklar;

  • ahmetrasimkucukusta.com
  • sinuzit.com.tr

Share This:

Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Ahmet Rasim Küçükusta’dan Şok Açıklamalar

Biyolojik ve Kimyasal İlaç ve tıp sektörünün gerçek anlamda hizmet vermekten, insan sağlığı için gereği gibi hizmet etmekten ziyade ticarete...

Kapat